Çavuş

Çavuş özlenmiş; anladık. Uzun aradan sonra ilk yazıda meydana çıktı.

973 0

Çavuş Bilir

Çavuş Bilir

Hemen tepkiler geldi.
Şikâyetler de dillendi.
Yazılması gerekenler söylendi.
Çanakkale ve Ezine için arayanlar oldu; yazacağız
Lâpseki zaten gezden, gözden, arpacığın silme üst tepesinden, hedefin alt kenar orta noktasından namlunun, pardon be yaaaa…
Kalemin ucunda, bilgisayarın tuşunda...
Aslında “Parmakların ucundadır” demek daha doğru, artık kalemle yazan mı kaldı ki!
Neyse…
Teşekkür ederim.
Ben de özlemiştim.
***
Konuşulanlardan biri de küçük belediyelerdi.
Hele de Umurbey…
Umurbey…
Vah babam vayyyyyyy!
“Sen neymişsin be abi!” dedirtecek bu başkan.
***
Sahi ya “Yavaş” başkan biraz yavaş be yaaaa…
Dünya çapında, Türkiye çapında şarkıcılar, sanatçılar…
Festival yapacakmışsın!
Yap başkan yap da…
Yahu bu kadar paranın nereden geldiğini merak ediyor insanlar;
Ben de ben de…
Sanki karar verenlerin yanındaymışım gibi, “Gazetecisin, sen bilirsin” diye de bana hava veriyorlar.Ben de
“Olmaz öyle bir şey!” dedim.
“Belediyenin eti ne budu ne?” dedim.
İnanamadım be “Yavaş” başkan.
***
Yahu “Yavaş” başkan bir söylesene…
Şakadır, değil mi?
O kadar sanatçıyı…
Hele de şu Hint müziği havalı kızı, Nina mı Nini mi Nani mi her kimse…
İnternette var da şimdi kim bakacak onun adına!
Ama çok önemli biri!
Parayla…
Çok parayla gelebilir dediler.
Nasıl getirtiyorsun o şarkıcı kızı be yaaaa!
***
Birileri hediye edecekse…
Bir hayırlı iş de bize yapsan be “Yavaş” başkan!
O arkadaşlara söylesen de Çanakkale’de kitaplarını bastıramayan yazarlar var, desen.
Her ne kadar aranız pek iyi olmasa da inanın bana, kitaplar kalıcı olur.
“Yavaş” başkan bir kere daha yazayım…
“Kitaplar kalıcı olur.”
***
Bakın Ermenilerin kitaplarını dün yazdık.
Festivallerde kültür programları da yapılır; anlaşılırdır.
Ancakkkkkkk…
Söyledikleri rüzgara ısmarlanmış, vefasız sevgili sözü gibi uçup giden bir sanatçıya ödenen parayla, kalıcı kaç kitap bastırılır hiç merak ettiniz mi?
Mesela bir belediye başkanı çıksa da bu yıl festivale harcayacağımız paranın %25’ini yazarların kitaplarına kaydıracağız dese…
Bilgiye ve bilgiliye saygı duyan halkımız, masayı öyle diyenin kafasına mı geçirir?
Okumasa da kitapların önemini bilen kavrayan halk saygı mı duyar?
***
Bu kadar zengin var.
Bu kadar siyasetçi var.
Kitap bastıracak kadar kültürlü ve kültüre saygılı insanlar çıkmalı.
Ne kadar para gerekir derseniz…
Kitap verirseniz, yazarına para vermezsiniz; o da Yalova Restoran’da, meclis üyeleriyle bir akşam yemeği maliyeti kadardır.
***
Önceki yazımızda Ermeni iftiralarını yazan yazarlarıyla bizimkileri karşılaştırdık.
Yazarlar hem öksüzdür hem yetimdir, dedik.
Bakın o kanaate nereden vardım:
100.Yıl kapsamında Çanakkale yemeklerini kitaplaştırmak istediler.
Üstelik kültür müdürlüğünden çok başarılı çalışmalar yapan, kendi kitapları da olan bir arkadaş da içlerindeydi. Üstelik de hangi köyden hangi aile, hangi kadın/anne/abla hangi yemeği nasıl yapıyordu, diğer köylerle de karşılaştırmalı çalışılarak hazırlamışlardı.
Kitabı bastıracak yer bulamadılar, iyi mi?
Kimse sahip çıkmadı!
Bir de hava atmak yeri gelince…
Türksünüz!
Müslümansınız!
Milliyetçisiniz!
Demokratsınız!
Aydınsınız!
Bu milletin bekasına çalışırsınız!
Vatan millet Sakarya…
Şöyle biraz kenara çekilin, kıymetleri kendinden makul gösterişçiler!
***
Elbette yazarların kitapları gibi bir iki bin lira bedelle samanlı kâğıda yapılacak cinsten değildi, o yemek kitabı, biraz renkli olurdu ve az da pahalıydı.
Yazık ki yayınlanamadı!
Çanakkale’nin 100.Yılında yayınlanan birkaç kitaptan biri bendenizindi;
Lâpseki’yle ilgiliydi.
Talihliydim.
100.yılda ilk dağıtılan kitap, Saklı Lâpseki’ydi.
Gerçi uyarmama rağmen beni imzaya götürmediler ya…
Olsun, artık geçti…
Eczacıbaşı ile Lâpseki Belediye Başkanı Eyüp Yılmaz ve Kaymakam İsmail Ayhan Tavlı ilgilenmişti.
Sonra mı?
Sonrayı boş verin.
Sokaktaki Lâpsekili hayranlıkla okudu, bendenize saygısını gösterdi; ama kitap isteyenlere yetiştiremedik; çünkü bitmişti.
Bittiğini de ilgililere duyurduk;
Bülent Turan ve Eyüp Yılmaz’a yani.
Eyüp bey yeniden bastıracak inşallah.
Bekliyoruz.
***
Çanakkale Ruhu diye cumhurbaşkanından sokaktaki insana kadar herkes bahsediyor.
Bendeniz de Çanakkale Ruhu’nu yazdım.
Çanakkalelilere de söyledim;
Ama dışarıdan bir kültür adamı masrafları karşıladı.
Bize ceza verir gibi, Çanakkaleli ticaret erbapları ve siyasiler uzak duruyorlar.
Kim bilir, belki de birileri telkin ediyordur.
Atalar söylemiş:
“Kar erir, pislik görülür.”
Zamanla kim ne yaptı ortaya çıkar.
***
İbni Batuta’yı…
Yarin bahçesine ineni…
Gül dibinde gülü…
Dönülmez akşamın ufkunu…
İkisi bir gömlekte yakası dar isteyeni…
Yazacağız.
Kültürü yazmaya devam edeceğiz.
 


Etiketler; #Çavuş
Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.