Bülent Turan ile Bir Gün...

Yeni Anayasa için “Evet-Hayır” oylaması başlamadan önce de AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan’dan mesajlar gelirdi; her etkinliği için davet alırdım.

1050 0

Çavuş Bilir

Çavuş Bilir

AK Parti’den de bazı arkadaşlar çağırırdı.
Ercan Özçetin zaten hep birlikteydi ve beni de geleyim diye teşvik ederdi.
Gizli kahramanlardan Yavuzhan Ahıskalı, kendi insanlığındandır, bize hep saygılı davrandı.
Yani, uzakta olsak da bir yakınlık doğuyordu.
Davetler sıklaşınca, toplantılarına iştirak ettiğim de oluyordu.
***
Bazı etkinliklere katılır, uzaktan seyrederdim; birçoğunda da Bülent Turan ile konuşmazdık.
Kalabalıklar arasında kaybolurdum.
Kalabalıkları dinlerdim ve seyrederdim.
“Ben oradaydım” demek isteyenleri…
Ruhen olmasa da bedenen boy gösterenleri…
Bülent Turan’a yakın durmak ve göz önünde olmak isteyenleri görürdüm.
İnsanlar Bülent Turan’ı sevdiğinde mi, yoksa ona görünmek istediğinden mi öyle davranıyorlar diye de aklımdan sorular geçirirdim.
Aslında onlar, gücün yanında olmak isteyenler çoktu.
Bir zamanlar Mustafa Cumhur Ersümer de Mehmet Daniş de aynıydı.
Sonunda gördüklerimden çıkardığım şudur ki;
Diğerlerinde olduğu gibi, hem samimiyetle siyasetçilere itibar edenler, hem de kendini göstermek isteyenler vardı.
Siyaset öyleydi.
“Kral öldü! Yaşasın yeni kral!” söylemi, halkların yapısında vardı.
Önemli olan ise…
Bülent Turan görünmek isteyenleri mi görecekti, kenarda duranları mı?
***
Bülent Turan deyince durup düşünmek gerek.
Bir kere genç bir insan…
Siyaset için de geldiği makam için de genç biri.
Acemi değil, genç…
Hayallere yakın yani…
Hedefleri olan yani…
İşini bilen, ekibini kurmuş, halkla ilişkisi yerinde biri.
Neredeyse oylamayı kişiselleştirmiş biri.
Siyasetin acımasızlığının bilincinde ki, neredeyse kapı kapı dolaşıyor, “Evet” için oy istiyor ve gerekçelerini sayıyor.
Yaptıkları bir siyasetçinin yapması gerekenlerdir denebilir.
Benim ise dikkatimi çeken başka şeyler var.
***
30 ila 50 yaş arası, insan bedeniyle zekâsının doruk seviyesi ve en verimli çağıdır.
Özünü bilmeyene, otuzlu kırklı yaşlarda olmak maliyetlidir…
“Ben” merkezin, her türlü seviyeleri zorladığı dönemdir.
Kendini ispat etmek sürecinde olmaktır…
Hele de kişilik zayıflıkları varsa…
Kendini maddi değerlerle tamamlayacağını sanmak gafletindeyse…
O zaman o insanın işi zordur.
30 ila 50 yaş arasında güce sahip olmak ve hakkını vermek, her babayiğidin harcı değildir.
Eğer manevi gücü zayıfsa, şaşırmak çok kolaydır;
Çünkü güç insanı mağrur eder.
***
Özünden ve var oluş sebebinden haberli olan, mağrur olmaz.
Mağrurluğunu henüz görmediğim Bülent Turan’ı bir süredir takip ediyorum.
Söylemlerine, davranışlarına bakıyorum.
Hizmet şevkini görüyorum.
Hedefleri olmalı ki bu kadar azimli kalabiliyor.
Önemli olan ise…
Benzer görevlerde bulunan;
Mesela Cumhur Ersümer gibi…
Mesela Hamdi Üçpınarlar gibi…
Halkın aklında kalıp kalmayacağıdır.
***
Köyleri dolaşıyoruz.
Uzaktan gözüm üstünde.
Bülent Turan kızar mı?
Kırıcı mıdır?
Öfkelenirse kolay mı atlatır?
Siyaset onu mu o siyaseti mi gütmektedir?
Görmek zor olsa da bakıyorum.
***
Halkın içinde pek gördüğümüz bir şey değildir; ama siyasetçi de dolar, öfkelenir, hırslanır.
Halk karşısındayken bir şey diyemeyen siyasetçi, en yakınındaki bir küçük yanlış yaparsa ona patlar.
Çok gördüm öyle çarpanları da çarpılanları da.
Rahmetliler Özal, Erdal İnönü, Erbakan hoca ve bir ara beraber çalıştığımız Muhsin Yazıcıoğlu sakin ve anlayışlıydılar.
Demirel kızdığında alnında çapraz bir kırmızımsı çizgi çıkardı; anlardık ki yaklaşılmasa daha iyi.
Bülent Turan’da henüz öyle bir özellik görmedim.
Üstelik…
Sayın Turan’ın çalışmalarını takip etmek maksadıyla katıldığım Pazar günü, Reşadiye Köyü muhtarına uğradılar. Köylüler toplanmıştı. Bölgenin İl Genel Meclisi üyeleri de vardı. Vatandaşın biri İl Genel Meclisi Üyesinden şikâyetçi oldu. Vatandaşın haklı olduğunu anladı Bülent Turan.
Yazımız sürecek
 

Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.