EGE'DEN HAZAR'A İKİ ŞEHRİN HİKAYESİ

Dünyada az sayıda şehir birbirinden binlerce kilometre uzakta olsa da benzer özelliklere sahiptir.

8918 0

Serkan Tağrikulu

Serkan Tağrikulu

Dünyada az sayıda şehir birbirinden binlerce kilometre uzakta olsa da benzer özelliklere sahiptir. Sadece tarihi yaşanmışlıkları, mitolojisiyle, iklimiyle değil, aynı zamanda bulundukları stratejik konumlarıyla, aynı enlemin farklı noktalarında yer alan Çanakkale ve Bakü şehirleri buna güzel bir örnektir. Gelin aynı dili konuşan "tek millet iki devlet" kavramının vücut bulduğu kardeş ülkeler, Azerbaycan ve Türkiye'nin bu iki güzide şehrini sırasıyla tanıyalım.
Çanakkale, Anadolu'nun en batısında, antik dönemde Troas ismiyle adlandırılan yerde, iki kıtayı ayıran, iki denizi birleştiren boğazıyla, dünyanın en özel coğrafyalarından birinde yer alır. Deniz ticaret yolu üzerindeki şehir, verimli toprakları ve iklimiyle tarihsel süreçte, Truvalılardan Akalara, Perslerden Makedonya Krallığına, Romalılardan Osmanlılara kadar birçok medeniyete ev sahipliği yapar. Truva Savaşı’ndan Aegospotami Savaşına, Granikos Savaşından Çanakkale Savaşlarına kadar dünya tarihine yön veren mücadelelere sahne olur.
Kentin güneyinde, Prens Paris'in ölüme terk edildiği, Tanrıça Afrodit'in ilk güzel seçildiği, Homeros'un "Bin Pınarlı İda" diye tarif ettiği Kazdağları uzanır. Endemik bitki örtüsü, bol oksijeniyle çevresine hayat veren Kazdağları, aynı zamanda, Sarıkız'dan Paris'e, Rum kızı Refika'dan Afrodit'e kadar çok sayıda hikayeye de sahne olur. Bu hikayelerden en bilinenlerden biri ise, boğaz kıyısında karşılıklı kurulan Sestos ve Abidos kentlerinde geçen Leandros ile Hero'nun hüzünle biten aşkıdır. Hikayenin geçtiği kentler, antik dönemde Pers Kralı Xerxes'in ordusunu Avrupa yakasına geçirmek için, ilk boğaz köprüsünü kurduğu bölgededir. Bununla birlikte, boğaz, Büyük İskender'in Hindistan'a kadar uzanan fetih yolculuğunda, Asya tarafına sefer yolunda Anadolu'ya geçiş için kullandığı aynı yerdir. Tarih boyunca ticaret yolu üzerinde bulunması ve stratejik konumu sebebiyle Çanakkale'de onlarca yerleşim alanı kurulmuştur. UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan ve M.Ö 3600'e uzanan tarihi geçmişiyle dünyanın en bilinir tarihi kentlerinden, filmlere de konu olan Troia başta olmak üzere, Parion, Maydos, Neandreia, Assos onlardan bazılarıdır. Antik yerleşimlere ek olarak, Apollon Smintheus kutsal alanına ve Olimposlu tanrıların en güçlüsü Zeus'a adanan sunağa da ev sahipliği yapar.
Truva Savaşı, Granikos Savaşı gibi tarihin akışını değiştiren savaşların yaşandığı Çanakkale, Türk dünyası için 20. yüzyılın en hayati anlarının yaşandığı Birinci Dünya Savaşı’nda, Osmanlı Devleti'nin mücadele ettiği cephelerden biridir. Bosna'dan Azerbaycan'a, Trabzon'dan Bağdat'a kadar farklı coğrafyalardan gelen vatan evlatlarının omuz omuza mücadele ettiği, kahramanlık destanlarının yazıldığı ve yiğitlerin koyun koyuna yattığı şehir, direnişiyle pek çok millet için şanlı bir sembol olmuştur. Bu haklı ünüyle, Mustafa Kemal Paşa önderliğindeki Milli Mücadele’nin de ilham kaynağı olan Çanakkale, tarihi turistik bölgeleri, müzeleri, uluslararası festivalleri ve modern insanlarıyla Türkiye'nin adeta dünyaya açılan kapılarından birisi konumundadır.
"Bad-ı Kübra" adıyla uyum gösteren "Ateşler Ülkesinin Rüzgarlar Şehri" olarak anılan Bakü ise, Azerbaycan'ın en doğusunda Abşeron yarımadasının güneyinde, Hazar denizinin kıyısında yer alır. Kafkasya'nın incisi Bakü, Moğollardan Selçuklulara, Timurlulardan Çarlık Rusyası'na kadar dünya tarihine damgasını vurmuş devletlerin
egemenliğinde kalır. Son olarak, Bolşevik İhtilali sonrası işgale uğrayan şehir, Birinci Dünya Savaşı bitiminden 1991 yılındaki bağımsızlığa kadar Sovyet Rusya egemenliğinde kalır.
Kesintisiz rüzgarıyla Çanakkale'yi andıran şehir, Azerbaycan'ın en büyük şehri ve aynı zamanda başkentidir. Hazar denizinin en önemli limanına sahip olan Bakü, sadece zengin petrol yatakları ile değil, aynı zamanda yüzlerce yıl boyunca farklı kültürlerin bir arada yaşamasının da getirdiği kültür zenginliğiyle, Kafkasya'nın en önemli şehri konumuna kavuşur. Rusya ve İran arasında köprü konumunda olması nedeniyle, her iki kültürün etkisini ciddi şekilde yansıtır. Dünya üzerinde bulunan üç mecusi tapınağından birisi olan Ateşgahın burada yer alması ve Rus mimarisinin özelliklerini taşıyan yapıların da içiçe varlığı bu durumun en önemli göstergesidir.
Kentin kuzeybatı istikametinde Kafkas dağları Abşeron yarımadası boyunca uzanır ve Hazar denizinde son bulur. Bu dağlar mitolojiye göre baş tanrı Zeus'un Titan Prometheus'u zincire vurarak cezalandırdığı, adeta ölüme terk ettiği yer olarak bilinir ve coğrafyalar farklı olsa da hikayelerin benzer olduğu gösteren güzel bir örnektir. Öyle ki kavuşamayan aşıkların hikayesiyle bilinen Kız Kalesi ve romana konu olan Ali ve Nino'nun hüzünle biten aşk hikayesi de adeta bize, Çanakkale’deki Leandros ve Hero'yu hatırlatır. Bakü'de bu hikayelerin yanında, modern ve tarihi kent kavramının en güzel mimari örneklerinden birine de tanık oluruz. "İçeri şehir" diye adlandırılan tarihi surların iç bölümünü ifade eden ve ziyaretçilerini sanki modern dünyadan XV. yüzyıla götüren bölge, şehrin tarihi yanını yansıtır. Kız Kalesi de bu kadim tarihi alanın bir parçasıdır ve Şirvanşahlar Sarayı ile birlikte UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ndedir. Otantik İçeri Şehir’den, surların dışına çıktığımızda bizi karşılayan Ateş Kuleleri, dünyanın ilk ve en büyük Halı Müzesi, Haydar ALİYEV müzesi gibi diğer sıradışı ve harikulade mimari yapılarıyla modern şehrin cezbeden yüzü adeta bizi içine çeker. Şehir merkezine 60 kilometre uzaklıktaki görülmeye değer bir başka önemli yeri UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Gobustan Milli Parkı ise, altı bin üzerinde kaya oyması ve binlerce yıllık tarihi geçmişiyle koruma altına alınmış eşsiz bir yerdir.( Şehre 60 kilometre mesafedeki Gobustan Milli Parkı, 6000 üzerinde kaya oyması ve binlerce yıllık tarihi geçmişiyle, UNESCO Dünya Miras Listesinde yer alan paha biçilmez bir değerdir.)
Bakü körfezine yer alan Nargin adası, Birinci Dünya Savaşı’nda Ruslara esir düşen Mehmetçiğin, yaşadığı esaretin acı hatıraları ile doluyken, şehrin tamamına hakim olan Dağüstü Parkında yer alan Türk şehitliği ise, 1918'de Nuri Paşa önderliğindeki Kafkas İslam Ordusunun, Bakü'yü işgalden kurtardığı şanlı zaferi ve bu zafer uğruna hayatını kaybeden kahraman askerlerimizi hatırlattığı gibi Hocalı'da katledilen soydaşlarımız adına yapılan şehitliğimiz de yakın tarihimizin acılarını yansıtır.
Bir tarafta Milli şairimiz Mehmet Akif'e ev sahipliği yapan ve şiirlerinde kendisine ilham olan Çanakkale, diğer tarafta Azerbaycan'ın milli şairi Bahtiyar VAHAPZADE'yi bağrına basan Bakü. Ege'den Hazar'a uzanan geniş coğrafyada, birbirinden binlerce kilometre uzaklıkta olsalar da, tarih boyunca sahne oldukları savaşlar, işgaller, zaferler, sevinç ve kederleriyle benzer geçmişe sahiptir. Her iki şehir de gelenekleri, kültürel birikimleri, tarihi yapıları, UNESCO Dünya Kültür Miras Listesi’nde yer alan değerleri ve modern insanlarıyla, Çağdaş Türk Dünyası’nın temsilcileridir.
Kısacası bu;
Türkiye’nin en batısından Azerbaycan’ın en doğusuna,
Biga yarımadasından Abşeron yarımadasına,
1915 Çanakkale destanından 1918 Bakü Kurtuluş destanına,
Mehmet Akif’ten Bahtiyar VAHAPZADE’ye,
Çanakkale Şehitlerinden, Bakü Şehitlerine,
İda'dan, Kafkaslar'a,
Paris'ten Prometheus'a
Ege'den Hazar'a,
Çanakkale'den Bakü'ye, iki şehrin hikayesidir.
 

Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Naz Azeri 477 - 06.03.2021 12:28:15
Merhaba Serkan bey çok teşekkür ederim Ana vatanım “Bakı Azerbaycan “ ???? o kada güzel anlatdınız. O güzellikleri bizim gibi Türk dünyasının da görmesini dilerim.inşallah benim de sözüm var Çanakkale’yi gelicem
Avatar
Selin Meriçli474 - 03.03.2021 20:02:01
Ege ile Bakü birbirine çok şey katabilecek 2 önemli şehir. Serkan Bey sizinle Bakü'yü gezmeyi çok isterdim. Adeta iki şehri birbirine sözlemişsiniz. Büyüklerimize de nikah kıyıp evlendirmek düşer...hadi hayırlısı...
Avatar
ALİ KESKİB472 - 01.03.2021 03:00:16
Gel Baküye bağım bağçam gülende .Birce avuç torpak getir gelende.Dostlar gatsın mezarıma ölende.Belke onada sana çatım Şehriyar.Son menzilde rahat yatım Şehriyar.
Baku Çanakkale kardeşliği ölümsüz bir dostluk olur.Yakışır.
Avatar
Ayşegül.471 - 28.02.2021 20:38:51
Baküyü görmek çok isterdim...covid bütün planlarımızı altüst etti....
Avatar
Serap Uysal470 - 28.02.2021 20:07:40
Çok teşekkürler Serkan bey harika bir bilgi kaynağı ve anlatım sağolun varolun inşallah gidebileceğimizi düşündüğümüz gezilerdede bilgilerinizi paylaşırsınız bizlerle