Sosyal Medya ve Yaşam

Günümüz dünyasında yaşam savaşı veren insanoğlunun çilesi gerçekten bitmiyor.

556 0

Arif Sürahi

Arif Sürahi

Günümüz dünyasında yaşam savaşı veren insanoğlunun çilesi gerçekten bitmiyor. Küresel dünya, sosyal medya, geniş enformasyon ağı biz zavallı insanların dört bir yanını sarmış durumda. Bütün bunların üzerine şu dönemde yaşadığımız salgın süreci geldi. Bu olguların içinde psikolojik ve sosyal anlamda afallayan insanlığı bundan sonraki süreçte ne gibi şeyler bekliyor olabilir?
Atlattığımız karantina sürecinin ardından şu an hayatımızın çoğu alanı tekrar normale dönmüş durumda. Bir distopyayı yaşadığımız bu sürecin üzerimizde bıraktığı psikolojik etkilerin ilerleyen dönemde etkisini göstermeye başlayacağını düşünüyorum. Sosyal medya belki de burada gerçekten bir nevi kurtarıcımız konumundaydı. Eve kapanan zavallı bizlerin sosyal ihtiyacını bir miktar karşıladı.
Sosyal medyanın hayatımıza kattığı güzellikler inkar edilemez fakat her türlü olayı, durumu metalaştırdığı ve içini boşalttığı da bir gerçek. Çok fazla enformasyon kirliliği yaratan sosyal medya ve internet dünyası corona virüs sürecinde de bu asli görevini çok işlevsel bir şekilde yerine getirdi. Her kafadan bir ses çıktı ve insanlar bir süre sonra bu kadar ciddi olan salgın sürecini de bir mizah, alay konusu haline getirip önemsememeye ve korkmamaya başladı.
Özellikle Türkiye twitter kullanıcı kitlesi çoğunlukla her türlü konuyu mizaha vuran ya da aşırı derece de hassasiyet duyarak algı yaratmaya çalışan bir kitleden oluşmakta. Bunlar tamamen benim gözlemlerimdir. Durum böyleyken haber kaynağını twitter olarak belirleyen bir toplum düşünün. Gündem sürekli değişiyor ve hiçbir konu derinlemesine algılanıp idrak sürecinden geçemeden yeni bilgiler, yeni olaylar bombardımanı devam ediyor.
Bu durumlar sebebiyle salgın süreci ve sonrasındaki süreç bu iletişim ortamı çerçevesinde değerlendirilmelidir. Toplumun zaten bozulmak üzere olan refahı ve psikolojisi salgın sürecinin de etkisiyle çok daha kötü sonuçlara sebep olabilir. Özellikle ülkemizde tüm bunların yanında ekonominin aldığı hal, siyasi ortamın sürekli gergin olması, artan şiddet olayları da bireylerin psikolojisi ve yaşam motivasyonu üzerinde olumsuzluk meydana getiriyor.
İnsanlar kurban psikolojisinden çıkıp daha çok okumaya, gelişmeye, bir şeyleri değiştirme umuduna tutunmak yerine boş zamanlarında tiktok videoları çekmeyi tercih ediyor. Buradan bile toplumda yaşayan bireylerin psikolojik durumu hakkında birçok çıkarımda bulunulabilir. Tabi ki böyle olmayan bir kesim var fakat genele göre oldukça azınlıktalar maalesef.
Tüm bunlar ışığında vardığım sonuçlardan biri de öyle bir çağdayız ki meydana gelen toplumsal, siyasal, ekonomik olaylar corona salgın sürecini bile gölgede bırakmış durumda. Halen dünya genelinde artan vaka ve ölüm sayıları var ve hayatımızın merkezinde olması gereken bu salgın hastalık artık önemini gözlerimizde tamamen yitirdi.
Artık yalnızca günü kurtarmaya alışan bizler sürekli bir yerlere kafamızı gömerek vakit öldürüyoruz. Hep bir kaçış hep bir oyalanma. Burada sosyal medya ve internet ortamı bizim bu halet-i ruhiyemize biçilmiş kaftan…
Kesinlikle bu dönem sonrasında bu küresel enformasyon ağı bağlamında her bireye ayrı ayrı gözlem ve psikolojik destek sağlanması gerekiyor. Fakat günümüz koşulları bakımından bu tamamen bir hayal ve ütopyadan öteye gidebilecek bir şey değil. Ama en azından genç kuşak ve çocuklar için bu tarz çalışmalar yapılabilir. Gerek medya okur-yazarlığı gerek salgın süreci psikolojisi bakımından nasıl bilgilendirebileceğimiz ve nasıl destekleyebileceğimiz konularına yetişkinler kafa yormalıdır.
Kafamızı gömdüğümüz her türlü boş zırvadan ve oyalanma aracından kaldırıp gerçek gündeme odaklanmak, salgın sürecini hafife almadan var olan yeni gelişmeleri takip etmek, elimizi biraz taşın altına koymak ve her şeye rağmen motivasyonumuzu ve iç huzurumuzu sağlayacak bir bakış açısı kazanmak dileğiyle…


Etiketler; #arif sürahi
Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.