KENDİN OL

.

3330 0

Zeynep Ersöz

Zeynep Ersöz

Hayatın anlamını bulamadığınız oluyor mu? Bir şekilde nefes alıyoruz, hayatta kalıyoruz ama dünümünüzün bugünden, bugünümüzün yarından farkı olmadığını düşündüğünüz oldu mu?
Yaşamak bu olmamalı diyorum bazen kendime. Daha iyilerini görmeli daha güzellerini deneyimlemeliyim. Tekdüzelik fazla korkutucu ama yolun sonu sürekli ona çıkıyor.
Sosyal medya hayatımızı ele geçirdikçe, gerçekliğin anlamını kaybeder olduk. Yaptığımız tek şey telefonu elimize alıp kim nerede ne yapıyor gözetlemek. Gözetlemekle kalmayıp eleştirmek ya da tek taraflı yarışlara girip üstünlük kurma çabasıyla çocuksu hareketler sergilemek. Ne geçiyor sanki elimize?
Dışarıda gerçek bir hayat var unuttuğumuz. Görmeyi umursamadığımız ya da gözden kaçırdığımız.
Sokakta yürürken hiç sıcak bir gülümsemeyle karşılaştığınız oldu mu? Otobüs beklerken, duraktakilerle muhabbet ettiğiniz? Ya da en son ne zaman gerçekten ihtiyacı olan birine yardım ettiniz? Ve en önemlisi de bunları düşünmek daha önce aklınıza geldi mi?
Robotlaşıyoruz.
Farkında bile olmadan hayatımıza giren teknolojinin esiri haline geliyoruz. Bizi yalnızlaştırıyor sevdiklerimizden, ailemizden uzaklaştırıyor. Okulda, iş yerinde odaklanmamız gerekenlerden alıkoyuyor bizi.
Sosyal medya bizi monotonlaşan hayatımızdan uzaklaştırıp, hayalimizdeki hayatı yaşıyormuş gibi göstermemizi sağlıyor.
Orası, mutlu gözüken maskelerimizi takıp, iç dünyamızdaki sancılarımızı gizleyebildiğimiz en uygun yer. Güzel kıyafetlerimizi giyip, abartılı makyajlarımızla birkaç saatlik güzel sandığımız bir görüntüye ulaşıp, sergiliyoruz kendimizi. Ya da lüks arabalarımızda, lüks mekânlarda hikâyeler atıp en çok ben eğleniyorum, bu hayatı ben yaşıyorum yarışında öne geçtiğimizi sanıyoruz.
Ne kadar garip değil mi?
Bir şeylerde sürekli öne çıkma peşindeyiz. Kendimizi kanıtlamaya çalışıyoruz ama soru şu kime ve neden bu şekilde?
Ne ara doğal ve sakin yaşamdan sıkılıp kendimizi bu boğmacanın içine attık? Neden lüks mekânlar yerine sahil kenarında bir bankta veya kumların üzerinde oturup termosumuzdan çay içmiyoruz? Ya da neden uzun yürüyüşlerle ruhumuzu dinlendirmek yerine bangır bangır bağırttırdığımız şarkılar çalarak amaçsızca aynı sokaklarda arabayla dönüp dolaşıyoruz? Neden abartılı makyajlar, kıyafetler yerine kendimizi yapaylıktan uzaklaştırıp, doğal görüntünün zarafetine bırakmıyoruz?
Sevgi arıyoruz fakat sevgiyi ararken kimliğimizi değiştiriyoruz. Olduğumuz kişinin dışına çıkarak bulduğumuz sevgi bizi sadece kandırır. Çünkü o sevgi bize değil göstermiş olduğumuz kişiye geldi. Bir gün tekrar kendimiz gibi davranmaya başladığımızda sevgi bizi tanıyamayacak, bizi terkedecektir.  Ve biz sorunun kaynağını yine göremeyip karşımızdakini suçlayacak hayata küseceğiz. Bu bir kısır döngüye dönüşecek. Hem nereye kadar değiştirebiliriz kendimizi? Ne zamana kadar başkasıymış gibi davranabiliriz? Önce kendimizi sevmemiz lazım. Nasılsanız öyle olun, bırakın sevgi sizi en saf halinizle bulsun,
 ki kalıcı olsun.
 


Etiketler; #zeynep ersöz
Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.