Cumhuriyet Halk Partisi Çanakkale İl Başkanı Metin Ümit Ural CHP İl Başkanlığın adına yaptığı yazılı açıklamada eleştiri oklarını Sağlık İl Müdürü Ali taşçıya yöneltti. Çanakkale’de vaka sayılarının artışını “Vaka sayısı artışında ateşten top haline geldik” diye nitelendiren Ural Çanakkale’ deki vaka sayısını azaltacak hiçbir bilimsel ve gerçekçi ek tedbirinde gelmediğini ifade etti.

“SAĞLIK İL MÜDÜRÜ ALİ TAŞÇIDAN AÇIKLAMA BEKLİYORUZ”
CHP Çanakkale İl Başkanı Çanakkale’de Coronavirüs vaka sayısının patlama yapması ve Türkiye genelinde en fazla vaka artışı olan ilin Çanakkale olarak ilan edilmesi bir sonraki haftada’ da yine Türkiye genelinde vaka artışında yine 2. Sırada olması konusunda Çanakkale Sağlık İl Müdürü Ali Taşcı’ dan  hiç bir açıklamanın yapılmadığını ifade ederek “ Çanakkale’miz, COVİD19 salgınında adeta ateşten bir top haline geldi. Her gün yeni vaka, yeni can kaybı haberleri üst üste geliyor. Buna rağmen hala ne sağlık müdüründen ne de başka bir bürokrattan tek kelime açıklama duymuş değiliz. Bu yangını söndürecek hiçbir bilimsel ve gerçekçi ek tedbir gelmedi. Hastaneler, yoğun bakımlar dolu; sağlık çalışanları tükenmiş durumda. İktidar, ne sağlık çalışanlarının halini umursuyor ne de vatandaşlarımızın halini...

“TAM KAPANMA SÜRECİNDE VATANDAŞIN SIRTINA YÜK ÜSTÜNE YÜK BİNİYOR”
17 günlük tam kapanma sürecinde vatandaşın destek beklemesine AK Parti iktidarının vatandaşın sırtına yük üzerine yük bindirdiğine dikkat çekerek “Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak, vatandaşımızın derdine derman olacak adımları tek tek sıralayıp iktidarı gereğini yapmaya davet ettikçe, iktidardan vatandaşlarımızın sırtına yük bindirecek yeni uygulamalar geliyor! Geçtiğimiz günlerde Elektrik Piyasası Kapasite Mekanizması Yönetmeliğinde yapılması öngörülen bir değişiklik gündeme geldi. Eğer bu taslaktaki değişiklik hayata geçerse, belli elektrik şirketlerine toplam 3 milyar lira destek yapılacak. Bu desteği kim mi yapacak? Vatandaş! 3 milyar lira vatandaşlarımızın elektrik faturalarına yansıtılacak! Vatandaşın faturasını şişirip elektrik şirketlerinin zararını karşılama gerekçesinde bakın ne diyor: “Pandemi ve ekonomik daralma nedeniyle elektrik tüketiminin azaldığı, elektrik üretim fiyatlarının düştüğü, bu nedenle de santrallerin zor durumda kalması” “Dükkanını kapat ama kiranı faturanı ödemeye devam et” denilen esnaf Pandemi de zorda kalmıyormuş gibi, bir de faturasına elektrik şirketlerinin Pandemi zararının eklenmesi kabul edilebilir mi? Bütün ülkeler COVID19 salgını döneminde vatandaşını, esnafını destekledi. Esnafa vergi, kredi, fatura ödemelerinde devlet desteği sağlandı. Türkiye’de ise AKP iktidarı, “Vatandaş, esnaf ve emekçiler şirketleri desteklesin, şirketlerin zararını karşılasın” diyor. Elektrik şirketlerinin zararını, vatandaşların faturasına yansıtmaya kalkıyor! İçinde azıcık vicdan, adalet duygusu olan birisi böyle bir uygulamayı değil önermek, aklından geçirmeye bile utanır. Aylardır pandemi koşullarında işsiz kalan, geliri kesildiği için elektrik faturasını ödeyemeyen vatandaşın faturasına, elektrik şirketlerinin zararını yansıtmak ne demek? Vatandaşı patatese soğana muhtaç hale getirip; bir de sanki elektrik faturaları çok azmış, el yakmıyormuş gibi elektrik şirketlerinin zararını da faturalara eklemek ne demek? Şirket zararını vatandaşa fatura etmek kimin aklına gelir?

İKTİDARIN YANDAŞ BEŞLİ ÇETESİ SERVETİNE SERVET KATACAK DİYE, VATANDAŞLARIMIZIN SIRTINA YÜK BİNDİRMEKTEN VAZGEÇİN
Ural Ak partinin verdiği tavizler ile ülkedeki belirli şirketlerin vatandaşın sırtına yüklediği yüklerin hergeçen gün arttığına dikkat çeken Ural açıklamasının sonunda da “128 milyar dolara ne oldu onun hesabını verin “dedi. Ural açıklamasının son bölümünde şu cümlelere yer verdi. “Esnaf iş yapamıyor. Esnafın faturasına devletin desteği yok; esnaf bir de zarar eden elektrik şirketinin zararını mı ödeyecek? Böyle bir anlayış dünyanın bir yerinde daha varsa, çıkın gösterin; biz de tüm söylediklerimizden vazgeçip susalım. Ülkemizde pazara çıkamayan, kışları soğukta geçiren milyonlarca insanımız var. Bu güzel ülkenin fedakâr anaları babaları, canını dişine takıp evlatlarını okutuyor; sonra o pırıl pırıl eğitimli gençlerimiz, iktidar yandaşlarından sıra gelmediği için işsiz, evde oturuyor. Bizim ciğerimiz yanıyor; sizin bir gün bile yüzünüzün kızardığını görmedik! Çalışanlarımızın, işçilerimizin, emekçilerimizin maaşlarına yapılan zam; Ülkemizdeki enflasyonun yanında devede kulak kalır. Milyonlarca işsizimiz var. Bu vatandaşlarımız ne yer ne içer, soğukta nasıl ısınır, evine nasıl ekmek götürür, çocuğunu nasıl okula yollar; AKP iktidarı bunları düşünüyor mu? Asgari ücretle geçinen bir ailenin gelirinin dörtte biri zaten faturalara gidiyor. İktidarın yandaş beşli çetesi servetine servet katacak diye, şirket patronları zarar etmeyecek diye vatandaşlarımızın sırtına yük bindirmekten vazgeçin! Önce vatandaşın parasını ne yaptınız; onun hesabını verin! Hala cevap alabilmiş değiliz; 128 milyar Dolar nerede? Kimleri zengin etmek için kullandınız, ne yaptınız? Tüm vatandaşlarımıza sesleniyoruz: Ülkemizin kaynakları zengin. Bolluk, bereket, refah ve huzur içinde yaşamamızın önündeki tek engel, AKP iktidarıdır! Pırıl pırıl, kafası zehir gibi çalışan milyonlarca gencimiz; AKP’nin yandaş kayırmacılığı yüzünden işsiz! Borcunu ödemekte zorlanan üretici, AKP ekonomiyi yönetemediği için zorda! Solunum cihazına bağlanan her bir vatandaşımız, AKP’nin tedbirsizliği, iş bilmezliği yüzünden yaşam savaşı veriyor! Ülkeyi yönetemeyen AKP iktidarına sesleniyoruz: Bu yönetmelik değişikliği taslağını derhal iptal edin! Geri çekin! Vatandaş, hiçbir şirketin zararını ödeyecek durumda değil; ödemek zorunda da değil! Elinizi vatandaşlarımızın cebinden çekin! Eğer vatandaşın karşısına çıkacaksınız, elektrik faturasını kabartmak için değil; vatandaşın haklı sorularına cevap vermek için çıkın: 128 milyar dolar nerede?”

Mehmet Kuzey