Atık camlardan sanat eseri

Emekli olduktan sonra Çanakkale Belediyesi’nin kursuna kayıt olup eğitim alıp cam füzyon çalışmasına gönlünü kaptıran Levent Karakaş, topladığı camlardan birbirinden farklı modeller ortaya çıkarıyor.

525
Atık camlardan sanat eseri

Emekli olduktan sonra Çanakkale Belediyesi’nin kursuna kayıt olup eğitim alıp cam füzyon çalışmasına gönlünü kaptıran Levent Karakaş, topladığı camlardan birbirinden farklı modeller ortaya çıkarıyor.
 
Esenler Mahallesi Truva Sokakta yer alan Camgeren Sanat Atölyesinde hobi olarak başlayan daha sonra geliştirerek devam eden Karakaş, çalışmalarında en çok İstanbul teması yapmaktan mutlu olduğunu anlattı.
2013 yılından beri cam füzyon sanatı ile uğraşarak topladığı ikinci el camlardan çeşitli esenler elde ettiğini ifade eden Cam Füzyon Sanatçısı Levent Karakaş “ Aslen Malatyalım İzmit’te özel bir fabrikadan emekli oldum. İki çocuk sahibiyim, emekli olduktan sonra eşim Çanakkaleliydi, Çanakkale’ye taşındık. 50 sene aynı şehirde yaşayıp taşınınca hiç tanımadığınız bir şehre gelince insan sudan çıkmış balığa benziyor. Belediyenin açmış olduğu cam kursunu gördüm. Fabrikada çalışırken merak ediyordum. Üfleme cama merakım vardı kursa üflemedir diye yazıldım. Kursa başladım karşıma füzyon çıktı. Kurslara devam etmeye başladım. Kursa iki dönem gittim. Üçüncü dönem kursa gitmek istedim ama iyi öğrendiğim için kursa kabul etmediler. İki arkadaş atölye açalım dedik. Çimenlik Kalesi’nde bir yer tuttuk, İki sene boyunca devam etti. Daha sonra Esenlere taşındım. 2013 yılından beri cam füzyon işleri yapıyorum. Bizim iş çok güzel ve zevkli bir iştir. Ben cam satın alınan bir yerden sıfır cam almıyorum. Ben sizin kırıp çöpe attığınız çöpün kenarına attığınız ya da duvarın dibine bıraktığınız cam parçalarına alarak onları değerlendiriyorum. Ben tüketmeden üretiyorum. İkinci el camları kullanarak camları hayata geçiriyorum. Soda ve içecek şişelerini veya beyaz şişeleri toplayıp onları eritiyorum. Kaşıklık, ayna gibi şeyler yapıyorum. Çok güzel şişelerden ayna oluyor. Cam güzel bir madde yıkandığı zaman tertemiz oluyor. 820 derecelik fırına girince cam ve boyalar birbiri ile karşılaştığı zaman ortaya çok güzel eserler çıkıyor” diye konuştu.

Cama Aşığım
Konuşmasına devam eden Karakaş, “Atölyede cam füzyon çalışması yaparken mutlu olduğunu ve kendi çalışmalarını kullanırken mutlu olduğunu dile getiren Cam Füzyon Sanatçısı Karakaş, “Bir işte başarılı olmak için sevmen lazım, özverili çalışman lazım. Ben gerçekten cama aşığım ikinci bir aşk bulmuş gibi seviniyorum. Bu akşam fırını yakacağım emin olun ertesi günü iple çekiyorum. Sabahın olmasını iple çekiyorum. Sabah olunca koşarak gelip fırını açıyorum yaptığım işler nasıl olmuş güzel çıkmış mı diye bakıyorum. Çok zevkli bir şey yaptığın eser fırına girerken ayrı bir görüntüsü var fırından çıktığında daha apayrı bir görüntüsü var. İnsanlar bunu tanısa aslında çok severler, bir çay tabağı ya da çay tepsisi yaptığınızı düşünün ondan çay içiyorsunuz bundan güzel bir zevk var mı ?, çok güzel olumlu geri bildirimler alıyorum. Sağ olsunlar sergilerde beni hiç yalnız bırakmadılar. Çanakkale’de ve farklı şehirlerde sergi açtım. Rağbet ve ilgi çok güzel İnsanlar sorup merak ediyor. Sergide tanıştığım insanlar beni arayıp, cam var gelip alır mısınız ya da getirelim mi diye soruyorlar. Bazen atölyeye geldiğimde kapının önünde poşetler içinde şişeler, cam parçaları var. Üç –dört tane öğrencim vardı, güzel şeyler öğrendiler bende onlardan öğrendim. Pandemiden dolayı şuan kimse gelmiyor. Gelmemesi de normal ama güzel günler göreceğiz. Cam füzyon yapmadan önce işin taslağını çıkarıyoruz. O resmi masamıza yayıyoruz, o ebatlarda cam buluyoruz, camı temizliyoruz, camı temizledikten sonra kesiyoruz. Üstünde ki aksesuarları yapıyoruz. En son iş boyamaya kalıyor ardından fırına koyuyoruz. Fırında 820 derecede cam eriyerek hamur haline geliyor. Hamur haline geldikten sonra camların köşesinde ki keskinlikler yumuşak bir hal alıyor. Kesinlikle eli kesmiyor. Cam füzyon tekniğinin özü birbirine uyumlu şeffaf camların boyanarak ve renkli camlarla işlenip 820 derecede kaynamasına vizyon deniliyor. En çok yapmaktan hoşlandığım çalışmalarım genelde İstanbul üzerine yaptığım çalışmalardır. Kız kulesi, Ayasofya Müzesi, Galata Kulesi gibi işleri yaparken mutlu oluyorum. Yapmaktan en çok zevk aldığım şey Kız Kulesi ve Galata Kulesidir. Cam güzel bir dünya kimse camdan korkmasın. Cam insanın elini kesmez cam insana hayat verir. İnsana yaşama zevki verir” dedi.

Damla Şener Okdaş

Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.