Yerel ve genel uyumunu sağlayalım

AK Parti Grup Başkanvekili ve Çanakkale Milletvekili Bülent Turan, yerel seçimler ile ilgili açıklama yaparak, 'Yerel ile genel uyumunu sağlayalım' dedi.

742
Yerel ve genel uyumunu sağlayalım

TRT Haber'de "Anadolu Soruyor" programına katılan Grup Başkanvekili Bülent Turan, birçok konuda açıklamalarda bulundu. Avrupa Birliği'nin Türkiye ile ilgili yaptığı açıklamaları değerlendiren Turan, "Bakınız Avrupa Perlementosu’nun raporu ilk defa olan reel tablo değil.  Türkiye’de uzun yıllardan beri Avrupa sürecine baktığımızda bu süreçler içerisinde olumlu olumsuz, inişli çıkışlı süreçler olmuş. Fakat son raporun öncelikle ne anlama geldiğini anlamamız lazım diye düşünüyorum. Biliyorsunuz 751 üyeli bir üyeli bir perlemanto burası. Bu 751 perlemerterden sadece 370’inin kabulü var. Dolayısıyla tüm Avrupalıların tüm perlementonun muhataplarının el birliği ile kabul ettiği bir rapor değil. Bu icrayi bir rapor değil. Bir tavsiye niteliğinde. Bunu da teğit etmemiz lazım. Bir bağlayıcılığı yok. Raporun içerisine baktığımızda çok vahim iddialar var. Örneği, Ayasofya’yı açmayın gibi, Afrin’e girmeyin gibi, Kıbrıs’tan çekilin gibi, enerji arama etrafından gibi tamamen Türkiye’nin düşmanlarının, tabiri caiz ise, Türkiye’nin FETÖ'nün ve PKK’sının söylediği ifadelerinin tam yansıması var. Bu bence Türkiye’ye kötü bir yaklaşım olmasını veya olmamasını, Avrupa’nın kendi kültürü ile, tarihi ile kendi değerleri ile bağdaşmayan bir yaklaşım. Ben öncelikle Avrupa Birliği Üyelerinden ‘evet’ diyenlerin aynaya bakmasını, adeta bir terör örgütünün sözcüsü gibi yansıyan ifadelerin kabul edilemez olduğunu ifade etmek istiyorum. Türkiye’nin bu konuda yapacak hiçbir şeyi yok. Biz yola devam edeceğiz. Biz demokrasi yoluna büyüme yolunda, insan haklarının daha evrensel ilkelerle beraber içselleştirilmesi yolunda mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu millet artık Avrupa’dan korkarak, Avrupa’dan 3 tane adamın terör örgütlerine aldığı lobi faaliyetleri destekleri ile yazdığı raporları  çok gündeme taşıyacak bir ülke değil. Bence bunun reddi gerekir, bizim açımızdan. Kendi sübjektif değerlendirmelerinden başka bir şey değil. Kaldı ki seçimlerin olduğu bir ülkede kalmış seçime 15-20 gün Avrupa Birliği’nin kültüründe seçim olan bir ülkeye lehte ve aleyhte konuşmak yoktur. Buna rağmen Türkiye’de seçim varken, 15-20 gün kala tutarda bu tarz bir iddiada bulunursanız başka hesaplarla bunu yapmış olursunuz. Bu hesaplarında en somut örneği HDP’nin yani terörle arasında mesafe koymayan partinin de Türkiye’nin aleyhine bu 370 kişinin oy vermesi önemli bir kriter. " dedi.
 
MANSUR YAVAŞ
CHP'nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mansur Şen ile ilgili ortaya çıkan iddialar ile ilgili soruları da yanıtlayan Turan, "Bizde belediye başkanlığını eski ismi şehrin amiridir. Yani şehrin en emin insanıdır. Bu iddialar doğru yanlış mahkeme karar verecek.  AK Parti’nin dışında Türkiye’de Cumhuriyetin Başkenti olan Ankara’da bir adam adaylığını açıklıyor. Bu adamla ilgilide iddia var ortada. Bu kişide bu iddialara cevap vermesi bu işin olmadığını veya olduğunu anlatmak yerine sadece AK Parti’nin sözcüsüne laf ederek konuyu kapatmaya çalışıyor. Eğer bu tarz iddialar AK Partili bir aday için olmuş olsaydı, bugün başta İYİ Parti’nin Genel Başkanı Sayın Meral Akşener, CHP’nin Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu olmak üzere tüm muhalefet partileri Türkiye’yi yıkacaklardı adeta. Fakat kaç günden beri bu konu konuşuluyor. Çok vahim iddialar var.  Şantaj var, tehdit var, para var birçok konu var.  Ama Ankara’daki ilgili belediye başkan adayının partisinin ne İYİ Parti, ne CHP genel başkanları bu konuda bir tek laf etmediler. Mansur Yavaş’ın basın toplantısında Ömer Çil’e cevap verirken ardından soru almaması bile başlı başına bir cevaptır aslında. Kendinden emin olan bir insan sorudan kaçar mı? Basın toplantısında basın mensupları soru soramadı. Aslında bu bile olayın rahabetininn iyi bir göstergesi. Bu iddia sahibi olan Necmettin Keskin ile Mansur Yavaş’ın büyük bir ilişkisi var. 4 yıldan beri konuşuyorlar, toplantı yapıyorlar, geziyorlar birçok iş var. Madem parayı banoya bağladın da bu paranın kaynağı ne o zaman. O gün dedi ki senet sahte. Ama kendisinin mahkeme dosyasında söylediği bu paranın olduğu ve kendisinin yanında anlaşma yapıldığı.  Mansur Yavaş’ın bir başka ifadesi; ‘Karşı taraf firma olduğu için makbuz kesildiğinde yaklaşık 300 bin doları vergiye gidiyordu. Bende bu yüzden vergiye gitmesin diye yaptım bunu.’ Bir belediye başkanı vergi vermemek için sahtekarlık yaptım der mi? Avrupa’da vergi vermemek neredeyse idamlık suçtur. Namus suçu derler, ahlak suçu derler ağır suçlardır bunlar. Basın toplantısındaki Mansur  Yavaş mı yalancı? Mahkemedeki ifade veren Mansur Yavaş mı Yalancı? Bunlar AK Parti’den önce CHP’lilerin, İYİ Partililerin vermesi cevaplar vermesi gereken sorular. Ben öncelikle kendi genel başkanlarının açıklama yapmaya davet ediyorum. Mahkemede çelişen ifadelerle, basın toplantısında çelişen ifadelerle hangisi doğrudur. Bu 600 bin doların kaynağı, gerekçesi nedir? Neden sahte olan bir çeke, banoya mahkum olmuşlardır. Bunun cevabını vermeleri gerektiğini düşünüyorum." şeklinde konuştu.  
İSTANBUL’DA SEÇİM NE OLUR?
 
Programda gazeteciler İstanbul seçimini de sordu. Seçim sonucu ile ilgili tahminleri istenen Turan şu açıklamalarda bulundu, "İstanbul’da 25 yıldan beri Tayyip Erdoğan’ın ruhunun olduğu bir belediyecilik anlayışı var. Biz buna gönül belediyeciliği diyoruz. Dolayısıyla İstanbul’da AK Parti’den başka hiçbir yol görmüyorum. İnsanlar kimin yol yaptığını, kimin şehrin havasını temizlediğini, kimin denizleri, sahilleri temizlediğini bu konuda adım attığını doğal gaz yolu her şeyi kimin yaptığını biliyor. AK Parti büyük bir farkla alması gerekecektir, alacaktır. Bu konuda eminim. Bence İstanbul’da seçimden sonra bir sürpriz bekliyorum. Biliyorsunuz İmamoğlu, hiç adı geçmezken genel başkan tarafından aday gösterildi. Birçok kişinin adı geçiyordu İstanbul’da Hamza Çebi gibi birçok CHP’nin yöneticisi İstanbul’u istiyordu. Birden küçük bir ilçenin belediye başkanını aday olarak çıkardı. Bence hesap şu; ittifaka bağlı olarak, CHP’nin oyu 3 puan artar, eksilir. Ama İmamoğlu’nun İstanbul Başkanı olma ihtimali hiç yok. Bunu bence Kılıçdaroğlu’da biliyor, Kendiside biliyor. Fakat iddiam şu ki CHP’nin Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu şuan 71 yaşında seçimlerden sonrada 5 yıl daha seçim yok. Bir sonraki seçimde aday olacaksa Cumhurbaşkanlığına veya benzer bir kuruma 76 yaşında olacak. Bu çok makul bir yaklaşım değil. Şimdiye kadar Muharrem İnce kavgalarında, benzer kavgalarda örgütüne sahip çıktı, genel başkanlığı bırakmadı. İddia ediyorum ki seçimden sonra kaybeden Kılıçdaroğlu artık kendi tabanını tutamayacak ve genel başkanlığı bırakacak. Bıraktığı zamanda kendinin parlattığı getirdiği İmamoğlu’na bu işi  verecek. Bence İmamoğlu’nun adaylığı İl Başkanlığı için değil, Kılıçdaroğlu sonrası CHP Genel Başkanlığı için bir adımdır diye düşünüyorum.
 
Biz öncelikle Cumhur İttifakımızı kurarken çok açık şeffaf ortaya çıkardık koyduk. Cumhur İttifakı’nın kurulmasının gerekçesi, bırakın seçimleri, bırakın belediyeyi 15 Temmuz sonrası tankların önünde millet bu ittifakı kurdu.  Bir görev verdi bize Türkiye’nin büyümesi, istikrarı, güvenliği deyip bize bir görev verdi. Türkiye’nin temel meselelerinde ortak hareket etme kararı aldık dedik. Tabi ki MHP’nin AK Parti’nin tüzüğü başka, lideri başka, bir takım beyannameleri başka bunlar anlaşılır. Ama Türkiye’nin milli meselelerinde olağanüstü hal, Fetö ile mücadele, terörle mücadele, Afrin’e girmek bu konularda ortak karar verdik dedik. Ancak karşımıza bir ittifak daha oluştu. Bu ittifakın gizli ittifak ifadesi bile başlı başına bir siyasi ahlak problemi ittifak açık olur, gizli olmaz. Ama herkes biliyor ki İYİ Parti ile CHP’nin Saadet Partisi’nin ve HDP’nin bir ittifakı söz konusu. Bence gizli bir ittifak yok. Türkiye’de 2 tane anlayış seçime giriyor. Bir Türkiye’nin güvenliğini önceleyen, bekasını önceleyen Türkiye’nin önünde 5 yıl seçim olmayacağını bildiği için istikrarın devamını isteyen anlayış, birde Erdoğan kaybetsin de ne olursa olsun diyen, terör örgütlerine göz kırpan, PYD ile iş birliği yapmaktan çekinmeyen bir ittifak anlayışı oldu. Ben bu ittifakı tehlikeli buluyorum. Türkiye’yi sevmeyenlerin ne kadar söylemi varsa bu ittifakın gündeminde. Bu millet gerçeği görecektir ve bunlara hak ettiği dersi verecektir diye düşünüyorum. İYİ Parti kurulurken bir anda kuruldu. MHP’nin içerisinden bir grup koparıldı, ama gördük ki onlar daha milliyetçi, daha çok ülkücü olması iddiası ile yola çıkmış olmalarına rağmen geldikleri yer CHP’nin, HDP’nin yanında bir saf düzeni aldılar. İYİ Parti’yi kuranların belki bir kısmının amacı daha çok ülkücü, daha çok milliyetçi olma iddiasıyken, bugün bir anlamda HDP’nin gölgesinde olmaya başladılar. Bundan birçok insan rahatsız. Bunlar gördüler ki aslında bu partinin kurulma amacı daha çok milliyetçilik, daha çok ülkücülük falan değil, AK Parti karşıtlığında CHP’nin yanına gitmeyen ülkücü oylarının da orya götürülmesi hedefiymiş. Bunu gördüler. O ittifakın yaşama imkanı yok. Seçimden sonra göreceksiniz İYİ Parti dağılma sürecine girecek. Türkiye’nin hemen güneyinde, Fırat’ın doğusunda  terör devleti olsun diyen ülkeler 31 Martı bekliyor. O yüzden biz bekayı ezbere söylemiyoruz. Beka meselesi Türkiye’nin seçimden sonra 5 yılını şekillendirecek olan bir süreç."   

Arzu Baladur
 

Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Lapsekili688 - 22.03.2019 14:04:20
Yaptığınız işleri takdir ile izliyoruz. Umarım daha güzel işlere de imza atarsınız. Sizin gibi milletin yanında olan 81 tane daha olsa memleket adam olur. Başarılar , Lapsekili