Çanakkale'nin deprem durumu panelde ele alındı Çök, tutun, kapan

Son yıllarda beşik gibi sallanan Çanakkale'nin deprem durumu Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) ve AFAD tarafından düzenlenen organizasyonda ele alındı.

288
Çanakkale'nin deprem durumu panelde ele alındı Çök, tutun, kapan


 
 
 
Kısa süre önce meydana gelen depremde yıkılan binaların yapısal olarak kötü olduğu vurgulanırken, yurtdışında "Kaç, saklan ve söyle" bilincini burada "Çök, tutun, kapan" sloganı ile vatandaşların bilinçlendirilmesi gerektiği vurgulandı. 
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ve Afet ve Acil Durum Çanakkale İl Müdürlüğü tarafından, “Çanakkale ve Çevresinin Güncel Deprem Aktivitesi ve Yapılan Çalışmalar” konulu panel gerçekleştirdi. Panelde deprem hakkında geniş bilgiler verildi. “Çanakkale ve Çevresinin Güncel Deprem Aktivitesi ve Yapılan Çalışmalar” konulu panel Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Troia Kültür Merkezinde yapıldı. Düzenlenen panele Çanakkale Valisi Orhan Tavlı, İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Emrullah Büyük, Çanakkale İl Emniyet Müdürü Celal Sel, Öğretim Görevlileri ve öğrenciler katıldı. Panel konuşmacı olarak, ÇOMÜ Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Prof. Dr. Süha Özden, ÇOMÜ Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Doç. Dr. Tolga Bekler, Çanakkale Afet ve Acil Durum Müdürlüğü Dr. Feyza Bekler katıldı. Etkinlik saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. Daha sonra yapılan panelde katılımcılara Çanakkale’de yaşanan depremler hakkında bilgi verildi.
ÇÖK, TUTUN, KAPANI HERKESE ÖĞRETEBİLİRSEK, TOPLUMSAL ANLAMDA YOL KAT ETMİŞ OLACAĞIZ
Panelde konuşma yapan Çanakkale Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürü Levent Yılmaz, depremin kaçınılmaz bir doğa olayı olduğunu söyleyerek, “Çok kıymetli hocalarımız bugün bizlere, faydalı bilgileri bizlere aktararak, bizleri her zamanki gibi aydınlatacaklar. Benim daha ziyade burada depremin kaçınılmaz bir doğa olayı olduğunu hepimiz biliyoruz. Bununla ilgili insanoğlu doğa ilişkisine bakıldığında, burada daha çok insanoğlundan ziyada doğanın belirleyici olduğunu hepimiz farkındayız. Bu nedenle depremleri ortadan kaldırmak mümkün değil. Bu anlamada deprem aktiviteleri ve hasarları nasıl en aza indirebiliriz. Buradaki riski nasıl belirleriz. Deprem riskini azaltarak onunla birlikte nasıl yaşayabiliriz. Bunu bir felsefe haline getirerek, buradaki sorunları ya da risk azaltma çalışmalarımızı nasıl yaparız bunlarla ilgili devamlı eğitimlerimizi sürdürüyoruz AFAD olarak. Dirençli bir toplum oluşturabilmek için afetlerden kaçma şansımız yok. Ama kendimizi korumak, bununla ilgili hedef küçültmek anlamında neler yapabiliriz. Neler yapmamız gerektiğini biliyoruz. Rektör hocamla otururken sohbet ediyorduk. Kendisi tabi İngiltere’de eğitim notasında gönüllülükten bahsetti. Manchester terör saldırılarından sonra bir slogan oluşturmuşlardı. ‘Kaç, saklan ve söyle’ Biz bunu aslında depremde çök, tutun, kapan. Biz bu çök, tutun, kapanı herkese öğretebilirsek, bunu ne olduğunu biliyorsak, bir anlamda bireysel ve toplumsal anlamda yol kat etmiş olacağız.” İfadelerinde bulundu.
GÜÇLÜ YER HAREKETLERİNİ BELİRLEYEN İSTASYONLARIMIZ VAR
Levent Yılmaz yapı stokları ile alakalı çalışmaların devam ettiğini söyleyerek, yer hareketlerini belirleyen istasyonların önemini vurguladı. Yılmaz, “Deprem bölgesindeki yerleşim alanları ivedilikle belirlenmeli buradaki yapı projelerinin uygulama kalitesine çok önem verilmelidir. Biz bu anlamda diğer kamu, kurum ve kuruluşlarımız ile işbirliği içerisin de yapı stokları ile alakalı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu anlamda yapılan panellerle bilimsel, teknolojik her bir şeyden ne kadar önemser baksak da depremleri engelleyemeyiz belki ama bireysel ve teknolojik yapılan tüm çalışmalar bunları destekliyor. Bunlar için neler yapılabilir diye devamlı bir çaba içerisindeyiz. Türkiye’de 2 ya da 3 tane derin kuyu gözlem evi var. Bunlardan ilki Çanakkale’de kuruldu. Bunun haricinde sismik yer hareketlerini gözlemleyen AFAD olarak, kuvvetli yer hareketlerini ve güçlü yer hareketlerini belirleyen istasyonlarımız var. Aynı zamanda üniversitemizin, kandilli Rasathanesi’nin de var. Demek ki bölgenin aktivitesi bölgenin hareketliliği hepimiz için devamlı takip edilebilir, ölçülebilir, değerlendirilebilir bir konu olmalı. Çünkü risklerimizi biz buna göre belirliyoruz. Bölgesel ve lokal riskler belirlenip, ona göre müdahale ediyoruz. Dolayısıyla  buradaki çalışmalarımızı fiziksel, sosyal, ekonomik ve çevresel etkileri büyük olduğu için bu tür aktiviteler depremler biz risklerimiz çok iyi belirleyip bu risklerden de hızlı ve etkin bir şekilde önlemlerimizi almaya çabalıyoruz.  Her ne kadar afet konusunda kötümser bakıyoruz olaylara belki ama ilimizin deprem kuşağında olduğunu biliyoruz. Bunun için neler yapıyoruz? Ya da neler yapmamız gerektiğini çok iyi anlayamıyoruz. Bunları anlatmak içinde elimizden geldiğince temel afet bilinci eğitimlerini veriyoruz. Hep birlikte hazırlıklı olmamız için elimizden gelen tüm çabayı gösteriyoruz.”dedi.
BUNLAR YAPI STOKLARININ KÖTÜ OLMASINDAN KAYNAKLI
Çanakkale AFAD Müdürü Levent Yılmaz, Ayvacık’ta meydana gelen depremlerden sonra oluşan yıkımların yapı stoklarının kötü olmasından kaynaklandığını söyleyerek, “ Yapı stoklarımızı özellikle bölgede çok sıkıntılı olduğunu farkındayız. 6 Şubat tarihinde 5.3 şiddetinde bir deprem yaşadık. Bin 34 tane ağır hasarlı bina gerçekleşti. 20 Şubat’ta 5 şiddetinde deprem yaşadık. 81 tane ağır hasarlı bina 2 tane okul 4 tane camii. Bunlar yapı stoklarının kötü olmasından kaynaklı dolayısıyla en büyük tesellimiz can kaybı olmaması ama biz her dayım yapı stokları da dahil olmak üzere hem bilinçli hem dirençli  bir toplum oluşturabilmemiz için bir bütün olarak çalışmamız lazım. Afetler tek başına yürütülen sadece devletin kurumlarının görevlileri değil tüm toplumun aslında birlikte yürüyeceği birlikte kanalize olduğu bir sorumluluktur.” İfadelerinde bulundu.
BU PANELLERİN ÇOK ÖNEMLİ OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Acer,  bu tarz panellerin çok önemli olduğunu söyleyerek, “İnsanoğlu yaratılışı gereği kötü şeyleri unutmaya mehillidir. Kötü şeyler unutma eğilimini aşırı noktalarda tutmamamız gerekir. Bazı kötü şeyleri arada bir hatırlayıp, bundan gerekli dersleri çıkarmaya devam etmemiz lazım. Deprem Türkiye’nin gerçeği. Biraz önce sayın mürdümüz konuşurken ifade etti. Türkiye’de 1999 yılında çok büyük bir deprem oldu. 15 bin civarı vatandaşımız hayatını kaybetti. O zamanlar Türkiye’nin imkanları çok kısıtlıydı. Devlet gerekeni yapamayacak durumdaydı bunu açıkça itiraf etmemiz lazım. Hatta öyle ki yurtdışında okuyan öğrenciler olarak , deprem zedeler için para toplamak ihtiyacı hissettik. 3 gün boyunca şehir merkezinde stant kurduk. Deprem zedeler için mütevazide olsa bir miktar para topladık ve Türkiye’ye gönderdik. Türkiye’nin  geldiği noktada bunların hepsi bize çok geçmişte kalmış hatırladığımızda bizi gerçekten onurumuzu kıran şeyler olarak kalmış durumda. Şimdi devletimiz her türlü imkanı hazırlığı alt yapıyı oluşturmuş durumda.  Sadece deprem için değil. Bütün insanı felaketler de devletimizin imkanı yeterli derecede müdahale etmek için hazır tutuluyor hale geldi. Şimdi 2017’de Ayvacık’ta şiddetli depremler yaşadık. Depremin bilinçsel yönünü üniversitelerimiz çalışacaktır. Bu konuda çok yetkin bir jeoloji mühendisliği bölümümüz var. Çok doğru çalışmalar yapıyorlar. Çanakkale’nin birçok ilçesinde deprem gözlem evi istasyonları kurduk. Kandilli Rasathanesi ile anlık olarak beraber çalışıyoruz. İşin sosyal kısmı hazırlıklı olması kısmı sanki bilinçle yapılması gereken hale çok şeyin olduğunu gösteriyor. Bu anlamda bu panellerin çok önemli olduğunu düşünüyorum.” İfadelerinde bulundu.
Yapılan  konuşmaların ardından sunumlara geçildi. Yapılan sunumlarda konuşmacı olarak katılan ÇOMÜ Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Prof. Dr. Süha Özden, ÇOMÜ Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Doç. Dr. Tolga Bekler, Çanakkale Afet ve Acil Durum Müdürlüğü Dr. Feyza Bekler, katılımcıların deprem bilincini arttırmaya yönelik slaytlar eşliğinde anlatımda bulundu.
 
 
Nazif Cemhan Şen
 

Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.