Reklam

Çanakkale'nin çok fazla sorunu var

AK Parti Belediye Başkan Adayı Ayhan Gider, Çanakkale'nin çok fazla sorunu olduğunu belirterek, bu sorunları ortadan kaldırmak için projeler üreteceklerini söyledi.

207
Çanakkale'nin çok fazla sorunu var

 
Gider, "130 bin nüfuslu yerde trafik tıkanmaz. Çok net söylüyorum. Trafik tıkandığı zamanda bunun çözümü olarak, millet araba park etmeyi bilmiyor diyemezsin. Bu çok ağa bakışıdır. Trafiği çözecek öncelikle ondan sonra otoparkı çözecek. Çanakkale’yi yürüyerek gezilebilir bir şehir haline getireceğiz. Bizim iddiamız bu. Kültür şehri haline getireceğiz. Çok fazla yapılacak binamız değil temizlenmemiz gereken binamız var. İnşallah bunu 31 martta vatandaştan yetkiyi aldığımızda çok hızlı bir şekilde başlayıp başaracağız." dedi.
 
Yerel seçim yaklaştıkça adaylar da çalışmalarına hız verdi. Durmadan çalışan adaylardan biri de AK Parti Çanakkale Belediye Başkanı Ayhan Gider. Çanakkale'yi çok iyi tanıyan adaylardan biri olan Gider, yılladır sorunları yerinde görüp tespit ediyor ve çözüm yollarını arıyor. Çalışmalarını hızla sürdüren Başkan Adayı Gider, birçok konuda açıklamalarda bulundu. Sokaklardaki adamlardan biri olduğunu belirten Gider, "Ben Sinekçi’de doğdum. Aslında Çanakkale’de veya Türkiye’nin herhangi bir yerinde ortalama bir insandan farklı bir hikayem yok. İlkokulu, Ortaokulu köyde okuduk. Oradan bizim dönemimizde çok önemli hissedilen, moda olan yatılı okullara gittik. Çünkü o zaman ki muhabbet şuydu. Devlet memuru olacağız. Hayatımızı kurtaracağız. Ben ziraat meslek liseli okudum, Bursa’da. Buradan Çukurova Üniversitesi’ne gittim. Ziraat fakültesi tarım ekonomisi bölümü okudum. Bunu da çalışarak okudum. Gündüzleri okula gittik. Geceleri nöbet tuttuk. Hafta sonları nöbet tuttuk. Üniversitenin bitmesi ile hemen Çanakkale’ye döndüm. Benim diploma ile Çanakkale’ye tahin tarihi bir gün arayladır. Eceabat’ta İlçe Tarım Müdürü olarak 23 yaşında göreve başladım. Daha sonra Çan’a gittim. Çanakkale Merkez’de Tarım Müdürü Genel Sekreterlik gerisini zaten biliyorsunuz. Milletvekilliği, Belediye Başkan Adaylığı. Niye bu detayları anlattım. Şunun için anlattım. Ayhan Gider kimdir? Ayhan Gider sokaktaki adamlardan biridir."  dedi.
 
ÇANAKKALE HOŞ BİR İL
Çanakkale'nin güzelliklerinden de bahseden Gider, her yönü ile Çanakkale'nin güzel bir il olduğunu söyledi. Gider şu açıklamalarda bulundu: "Her yönü ile hoş bir il. Sadece coğrafyası güzel bir yer anlamında demiyorum. Çalışması keyifli bir yer. Burada yaptığınız her işin karşılığını alırsınız. Karşılık nedir. Bunun başarıya ulaşmasıdır. İnsanların yüzünün gülmesidir. Çanakkale insanı yapılan hiçbir hizmete nankörlük etmez. Mutlu olduğunu size bildirmekten keyif alır. Eskiden gelir giderdi. Şimdi sosyal medyada yazıyor. Telefonla mesaj atıyor. İyi ki yaptın. İyi ki geldin. İyi ki vardın. Yani sizin bu yorgunluğunuzu alır, gösterdiği ilgiyle ve iltifatla gösterir.
 
İlk vali veya bürokratlık ilk heyecan farklı bir şeydir. Hepimiz için öyledir. Bunca yıl sonra geriye dönüp bakıyorum. 23 yaşında il İlçe Tarım Müdürü olduğum zaman şunu eksik yapmışım demiyorum. Tecrübesizlikten dolayı bir şeyler vardır. O zaman her şeyinizle gece gündüz hayatınız işiniz oluyor.  
Kamu hizmeti yapanlar bilir. Bu laf olsun gibi geliyor insanlara. Görevin küçüğü büyüğü olmaz. Görev beğenmezlik olamaz. İnsan faydalı olmak istedikten sonra her görevde olur. Bunlar klişe laflar gibi gelebilir ama samimi olarak söylüyorum. Benim yapmadığım görev yok. Ben ziraat teknisyenliği yaptım. Bu dönemde gece bekçiliği de yaptım, okul okuduğumuz için. Mühendislik yaptım. İlçe müdürlüğü yaptım. İl müdürlüğü yaptım. Genel sekreterlik, yönetim kurulu üyelikleri, milletvekilliği yaptım. İnşallah bundan sonrada Belediye Başkanı oluruz. Siz ne iş yapıyorsanız aslında en önemli iş o oluyor. Ben genç dönemlerimi hatırlıyorum. Ben İlçe Tarım Müdürlüğü döneminde şöyle bir şey hissetmedim. Ya ben ilçe müdürüyüm. İlçe müdürü var aradaki kademeler neden var? Diye düşüyordum. Çünkü o kadar ciddiye alıyordum konuyu. Genel sekreterlik yaptım. Birleşenler çok farklılaştı. Vali var, siyasi partilerin teşkilatları var, İktidarıyla muhalefetiyle. Milletvekilleri var. İl Genel Meclisi var. Bu nasıl bir şey biliyor musunuz? Bundan keyif alıyorsan, bu kadar çok birleşenin olması hazzı arttırıyor. Çünkü çok birleşenler çok daha güzel işler ortaya koyabiliyorsun. İnsan başkalarıyla anlaşabildiği sürece vardır. İnsan sosyal bir canlıdır. İnsan tek başına yaşayıp, ben talimat verdim. Birisi uygulasın. Üsten bakışı ile yaşadığında ben mutlu olabileceğine inanmam. En azından ben mutlu olamam. Herkes benim ağzıma bakıp da, ne diyorsam yapıyorsa ben bundan huzursuz olurum. Kurumlar ve kurullar insana ortak aklı arattıran kurumlar. Bizim gelişmemizde de çok faydası olmuştur. Ben bir köy kahvesine gittiğim zaman anlatmak için gitmem. Anlaşmak için giderim. Benim anlatacaklarım vardır. Onların anlatacakları vardır. Benim onlardan alacaklarım vardır. Onların benden alacakları vardır. Bunu otururken bilemezsin. Kalkarken bilirsin ancak. Yöneticilik de böyle yapıldığı zaman kıymetlidir. Böyle yapıldığı zaman güzeldir. Böyle yapıldığı zaman faydalıdır. Dolayısıyla o dönemler çok güzel dönemlerdi. Çok yoğundu belki, çok fazla özel hayatımız yoktu. Belki çok yoruluyor gibi hissede biliriz bedenen. Uyku saatlerimiz çok kısıtlı olabilir. Yeni kuruyorduk hepsini ama çok keyifli dönemlerdi. Yeni arkadaşlar geliştirerek devam etsin. Başka istediğimiz bir şey yok. Muhtarlarımız var. Parti teşkilatlarımız var. Dediğim gibi STK’larımız var. Ben bunlarla birlikte olmaktan hep keyif aldım. Bugünde keyif alıyorum. Bugünde yine onlar var. Burada da yapacak iş çok. Merkez belediye ama epey yapacak işi birikmiş bir belediye."
 
METAL YORGUNLUK VAR
Aynı görevde çok kalan kişide metal yorgunluğu olduğunu belirterek isim vermeden Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan'ı eleştiren Gider sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz çağrı merkezi kurduk. Bunun lansmanını da yarın yapacağız. Basını davet edip. Burada 5 tane arkadaşımız bulunacak. Whatsapp hattı bulunacak. Gerek kişisel anlamada gerekse Çanakkale Belediyesi’nin veya kamu kurumlarının hizmetleri ile ilgili taleplerde, benim çözebileceğimi düşündükleri kısımları. Biz bunu kurarken şu iddiada değiliz. Kamu kurumları işini yapamıyor da biz bunları halledeceğiz. Hayır. Ama adaylık sürecinde şunu gördük. İnsanlar rutinin dışında da çözüm noktaları arıyor. Bir yerde ne kadar uzun süre görev yapılırsa, artık orada kadrolar kemikleşmeye başlar. Olaylara bakışlar donuklaşmaya başlar. Ve problemler sıradanlaşmaya başlar. Metal yorgunluk sonuna kadar hissedilir. Biz sahadayız. Biz geziyoruz. Bazı konular ilk duyduğumuzda küçük gibi geliyor. Ama içine girdiğiniz zaman bakıyorsunuz ki felsefesi çok kötü. Ben kamuoyuna girmemek için genel geçeyim dedim. Biz o gün Küçük Sanayi Sitesi’ni ziyarete gidiyorduk. Dediler ki şuraya da uğrar mısınız? Uğrarım. Problem nedir? Bir amca dedi ki bizim çeşmemiz akmıyor. Bunların Kayıları var. Tatlı su çeşmesi akmıyor. Biz gittik dedi. Belediye bize dedi ki evdeki musluk akıyor mu? Akıyor. Tamam o zaman biz çeşme ile ilgilenmeyiz. Bu bakış çok kötü. Çeşme akar akmaz. Yeni çeşme yapılır. Bunlar çok kolay işler. Ama bir dert anlatmak için bir ihtiyaç anlatmak için bir kuruma gidiyorsanız ve o kurum biz şurayı yaptık ora bizi ilgilendirmez diyorsa bu bir bakış açısıdır. Bu vatandaş eksenli çalışmayan bir bakış açısıdır. Bizim itiraz ettiğimiz bu. İtiraz ettiğimiz çeşme değil. O zaman ilgili yerlere bildirdik. Bu madem dernek işi madem belediye bu şekilde bakıyor. Çok mutlu oldum. Bir gün sonra belediye gitti. Çok kısa bir süre önce bizim işimiz değildi diyen belediye gitti. Ve şuanda su akıyor. Su akmasından ötesinde mevcut belediye yönetime şunu anlatmış olduk diye düşünüyorum.  Bu çeşmeyi tamir etmek herkesin görevi seçimlerin güzelliği bu. "
 
ÜLGÜR BAŞKANLA OTURMAKTA KEYİF ALIRIM
Kavgada yana olmadıklarını belirten Gider, kişisel olarak kimse ile sorunu olmadığını ama iş icabı ve kavramlarla kavga ettiklerini söyledi. Vatandaşların derdi ile dertlenmeyenlerle kavga ettiğini de belirten Gider, Başkan Gökhan'ın kendisi ile kavgalı olmadığını, "Hatta oturup sohbet etmekten çay içmekten de keyif alırım" dedi. Gökhan açıklamalarını şöyle sürdürdü: "Kavga nedir? Kavganın tarifinde anlaşmak lazım. Şimdi bazen duyuyorum. Şu ne oldu? Bu ne oldu? Ayhan Bey buna müdahale etmemişti. Ben  idarecilerin yaptığı işleri çok milletin gözünün önünde yaşamasına veya millettin gözüne soka soka yapmasına çok taraf bir insan değilim. Bu işler bizim görevimiz zaten. Biz kavga etmişsek, toplantıya girmişizdir. Kapıları kapatmışızdır. En sert şekilde kavga etmişizdir ama kişi ile değil. Biz kavramla kavga etmişizdir. Biraz önce dediğim gibi beni kim geldi, kim yaptı bu ilgilendirmiyor. Vatandaşın derdi ile dertlenmemişsem ben bununla kavga ederim arkadaş! Çok kavga etmişizdir. Ama kamuoyu önünde şov yapmak için kavga etmemişizdir. Ve kişi ile kavga etmemişizdir. Benim Ülgür Başkan’ın kendisiyle niye kavga edeyim, niye derdim olsun. Hatta oturup sohbet etmekten, çay içmekten de keyif alırım. Bu başka bir şey ama bakış ile kavga ederim. İdarecilikte de çözüm gerekiyorsa çok fazla sert tartışmalar yaşamışızdır. Çıkarken de bir ortak akla varıp, öyle çıkmışızdır veya varamamışızdır. Herkes yetkisi kadarını yapmıştır. Güzel bir şeyler için uğraşmışızdır. Güzel bir şeyler için emek vermişizdir. İnanıyorum ki güzel şeyleri de yapmışızdır.

HER YERE POTANSİYEL ADAYIZ
Şunu ben çok önemsiyorum. 92’de idareciliğe başladınız. Gerek bürokrat olarak gerekse siyasetçi olarak. 27 sene burada görev yaptıktan sonra vatandaşla hem hal olabiliyorsanız, hep birlikte gezebiliyorsanız, demek ki güzel işler yapmışsınızdır diye iç huzur buluyorsunuz. Adaylık açıklandıktan sonra bunun yansımalarını gördük. Adaylık açıklanmadan önce o süreçte de bu yansımalar vardı. Ben duyuyorum gülüyorum. Ayhan Bey aday adayı değildi ki diyorlar. Bir partide milletvekilliği yapmış bir adam zaten aday adayı olmaz. O potansiyel adaydır her zaman. Kamuoyu araştırmaları yapılır. İncelemeler yapılır. Anketler yapılır. O anketler neticesinde kim isteniyorsa o aday yapılır. O süreçte demek ki halkımızda bizim gibi düşünmüş. Bizim onlar için çalıştığımızı düşünmüş ki bize teveccüh etmiş bizlerde aday gösterildik. Bakın sabahtan beri ne anlatıyoruz. Hayatından idarecilik yapmış bir adam kamu görevini sevmese, millete hizmet etmeyi sevmese bunca sene bu idarecilikleri ne için yapsın. Biz her dönem her yere potansiyel adayız. Hırsım var mı diye sorsanız? O yok. Ben eğer o görev olamam gerekmiyorsa millet bunu istemiyorsa  o görevde olmak için 40 tane koyun çevirmem. Çıkmadı. Dövüşmedi. Kavga etmedi. Etmem. Beni taktir etmek milletin işidir. Beni takdir etmek benim işim değildir. Demokraside budur zaten. Niye insanlara soruyoruz. Niye seçim var. Ama öyle bir seçim yapalım ki seçecekleri biz ayarlayalım. Ve biz takdir edildik çıkalım. Böyle bir şey yok. Kim üstüne alınırsa alınsın.
Belediye meclis çalışmaları gerek parti teşkilatlarımız gerekse biz bu konuda hummalı bir çalışma içerisindeyiz. Öyle bir meclis olsun istiyoruz ki Çanakkale’yi temsil etsin istiyoruz. Oy veren hiç kimse veya sokakta gezen hiç kimse bu mecliste benim kitlemi temsil eden kimse yok demesin. Bu kişiler kendi işlerinde başarılı olsun. Ben bunu çok önemserim. Kendi mesleğinde çuvallamış insanlarla bu işler yürümez. Şaibeli hiçbir konunun üzerinde olmamalı. Adaleti zedeleyici kamuoyunda hiçbir şekilde anılmamış olması lazım. Bunlar çok önemlidir. Sen milletin önüne çıkıyorsun. Bu anlamda da hummalı bir çalışmamız devam ediyor.
 
TROYA YILI ÇOK GÜZEL GEÇTİ
Emitt fuarının ilk günü turizmcilerimizle bir toplantı yaptık. Turizm sektörünün sorunlarını dinledik. 2018 ile ilgili bir değerlendirme yaptık. Valimiz vardı. ÇATOD vardı. İlgili kurumlar vardı. Tarihi Alan Başkanlığımız vardı. ‘2018 Troya Yılı’ il bize geldiği zaman talep olarak biz o zaman milletvekiliydik Bülent Beyle beraber. Bakan beye götürdük. Bakanlığın tavrı bunu 5 sene önceden belirlemek lazım. Uluslararası fuarları falan hazırlamak lazım dedi. Sonra dedim ki bir an önce bunun olması lazım. Bizim gibi memleketlerde ötelenen işler kalır. Bunu ötelemeyelim dedik. 2018 Yılında Troya Yılı ilan ettirdik. Bu vesileyle Troya Müzesi de çözülmüş oldu. Bu da hizmete girdi. Turizmcilerden aldığımız rakamlara göre, turizme çok büyük katkı sağladı. Bu devam edecek. Bu sadece 2018 yılı ile sınırlı bir şey değil. Biliyorsunuz Troya dünyada insanların ismini bildiği 5 yerden biri. Bu çok güzel bir şey. Ama acı bir şey var. 5 yerden biri olmasına rağmen bunun Çanakkale’de olduğunu veya Türkiye’de olduğunu bilmiyor insanlar. İlyada destanı çok önemli bir destan insanlar bunu okuyor. Ama bunun Çanakkale’de olduğunu bilmiyor. Biz Troya Yılı vesilesi ile inşallah dünyaya bunu tanıtacağız. Biliyorsunuz Anadolu Ateşi Troya’yı oynuyor. Dünyanın dört bir yanında oynuyor. Onları da ben çok önemsiyorum. Biz her kanalı kullanarak, Troya’yı dünyaya tanıtmak zorundayız. Çanakkale’ye zengin turist çekmek zorundayız. Çanakkale’de gelen turistin bıraktığı para miktarını arttırmak zorundayız. Geceleme sayısı aynı bile kalsa harcadığı para artmalı. Çanakkale ekonomisi turizmden hak ettiği payı almalı. Bunun içinde çalışmalarımız devam ediyor. Turizmde eğitim Çanakkale Merkezin önüne koyduğu 2 tane vizyon bu. ÇOMÜ öğrenci sayısını arttırmalı. Bölümlerini arttırmalı, daha tercih edilen bölümler açmalı bu hızlı bir şekilde devam etmeli. Şuanda da zaten yapıyorlar. Hızlı bir şekilde devam etmeli. Ben bunu daha önceden de söylemiştim. En az bizim 2 tane de vakıf üniversitemiz olmalı.  Artık Çanakkale Türkiye’nin neresinde konuşulursa konuşulsun üniversite şehri olarak anılabilmeli. Turizm anlamında da burada deniz turizm canlandıracak halimiz yok. Kültür turizm mi Çanakkale’nin bütünü için çok elverişli bir turizm yönetimi ve bu bağlantıları kura kura, sağlamlaya sağlamlaya Çanakkale’yi çok ciddi bir destinasyon haline getirmek zorundayız. Bunu yapacağız. Belediyeyi aldıktan sonrada bunu çok ciddi hamlelerle yapacağız.      
Açıklandığı günden beri sahadayız. Daha çok STK ziyaretleri yapıyoruz. Sorun tespitleri yapıyoruz. Birebir propaganda 18’nden sonra başlayacak. Projelerimiz ve meclis üyelerimizle bir lansman yapacağız. Bu dönem bizim ortaya koyduğumuz projelerin tamamı Çanakkale’yi daha ferah daha yaşanabilir, yürüyerek ve bisikletle gezilebilir bir şehir haline getirmeye endeksli. Çanakkale’nin çok fazla sorunu var. Ama önemli olan öncelikle bire bir vatandaşa dokunan sorunlar. 130 bin nüfuslu yerde trafik tıkanmaz. Çok net söylüyorum. Trafik tıkandığı zamanda bunun çözümü olarak, millet araba park etmeyi bilmiyor diyemezsin. Bu çok üstenci bir bakışıdır. Bu çok ağa bakışıdır. Bu doğru bir yaklaşım değil. Yönetime talip olan onun çözümünü bulacak. Trafiği çözecek öncelikle ondan sonra otoparkı çözecek. Çanakkale’yi yürüyerek gezilebilir bir şehir haline getireceğiz. Bizim iddiamız bu. Kültür şehri haline getireceğiz. Çok fazla yapılacak binamız değil temizlenmemiz gereken binamız var. İnşallah bunu 31 martta vatandaştan yetkiyi aldığımızda çok hızlı bir şekilde başlayıp başaracağız.

Biz koştururken yorulmuyoruz. O ara verdiğimiz dönemlerde, boş kaldığımız dönemlerde daha fazla yoruluyoruz. Vücut ona alışkın değil ya. Vücut o zaman tepki veriyor. Koşturmalarda tepki vermiyor. Tüm ekip içinde aynısını söylüyorum. Sadece benim değil yanımdaki arkadaşlara da bakıyorum. Koşturmaya başlayınca herkesin gözlerinin içi gülüyor. Boş kalınca yapacak bir şey bulamıyoruz. Emekliliğin ben insan beynine uygun olduğunu düşünmüyorum. İş değiştirebilir insanlar. Uğraş değiştirebilir ama tüm her şeyi bırakmak, o benim aklıma yatmıyor. Bizim yaptığımız için emekliliği yok. İlaha bir makamda olmanız gerekmez. "

İbrahim Akın Kazancı
 

Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.